Hindistan turizmde yeni bir büyüme dönemine giriyor. CBRE India tarafından 30 Eylül’de yayımlanan “Reimagining Indian Tourism: Unlocking the Next Wave of Growth” raporu, ülkenin turizm stratejisinde ziyaretçi sayısından destinasyon kalitesi, ulaşım bağlantıları ve ziyaretçi deneyimine doğru bir değişim yaşandığına işaret ediyor.
Rapora göre Hindistan’ın uzun vadeli hedefi 2047’ye kadar 3 trilyon dolarlık bir turizm ekonomisi oluşturmak. Bu hedef doğrultusunda yeni havalimanları, kara yolu ve demir yolu yatırımları, elektronik vize uygulamaları ve destinasyon geliştirme programları ülkenin daha geniş bir turizm ağı kurmasına katkı sağlıyor.
Otel Kapasitesi 450 Bin Odaya Ulaştı
CBRE verilerine göre Hindistan’ın organize otel sektörü yaklaşık 450 bin odaya ulaşmış durumda. Raporda otel doluluklarının güçlü seyrini koruduğu ve oda gelirlerinin ülke genelinde sağlıklı bir performans gösterdiği belirtiliyor. Ancak bu kapasite ülke genelinde eşit dağılmıyor. Uttar Pradesh, Hindistan’daki yurt içi turist ziyaretlerinin yüzde 36’sını tek başına oluştururken, bazı eyaletlerde beş yıldızlı otel arzı ziyaretçi hacminin gerisinde kalıyor. CBRE, bu farkın organize konaklama sektörü için yeni yatırım alanları yaratabileceğine dikkat çekiyor.
Tamil Nadu, Andhra Pradesh, Karnataka, Batı Bengal ve Rajasthan da farklı turizm ürünleriyle öne çıkan pazarlar arasında yer alıyor. Bu tablo, Hindistan’daki otel yatırımlarının yalnızca Mumbai, Delhi veya Bengaluru gibi büyük merkezlerle sınırlı kalmayabileceğini gösteriyor.

MICE Yeni Büyüme Alanlarından Biri
Raporda MICE, Hindistan turizminin büyüyen segmentleri arasında gösteriliyor. Sağlık ve sağlıklı yaşam turizmi, inanç turizmi ve sürdürülebilir turizm de aynı büyüme ekseninde öne çıkıyor. Macera, kruvaziyer, kırsal ve doğal yaşam turizmi ise yatırım potansiyeli taşıyan diğer alanlar arasında sıralanıyor.
Bu çeşitlenme, Hindistan’ın turizm ekonomisini yalnızca yüksek ziyaretçi hacmine dayanan bir modelden uzaklaştırma çabasını ortaya koyuyor. Kongreler, teşvik seyahatleri ve kurumsal etkinlikler gibi daha yüksek harcama yaratabilen seyahat türleri, otellerden etkinlik mekânlarına ve ulaşıma kadar daha geniş bir ekonomik zinciri harekete geçirebiliyor. Hindistan’ın MICE kapasitesine yönelik yatırımlar da son yıllarda hız kazandı. Delhi’deki Yashobhoomi gibi büyük ölçekli kongre ve fuar merkezleri, ülkenin uluslararası iş etkinlikleri pazarındaki iddiasını destekleyen yeni altyapının önemli örnekleri arasında yer alıyor.

Ulaşım Yatırımları Yeni Destinasyonları Açıyor
CBRE raporu, büyümenin temel unsurlarından birinin ulaşım altyapısı olduğuna dikkat çekiyor. UDAN bölgesel hava bağlantısı programı, yeni otoyollar ve demir yolu projeleri daha önce erişimi sınırlı olan destinasyonları seyahat pazarına açarken, Hindistan’ın elektronik vize sistemi bugün 172 ülkeyi kapsıyor. Swadesh Darshan 2.0 ve PRASHAD gibi kamu programları da destinasyon geliştirme ve turizm altyapısını destekliyor.
Bu yatırımlar, turizmin geleneksel merkezlerin dışına yayılması açısından önem taşıyor. Daha fazla destinasyonun hava ve kara ulaşım ağına bağlanması, yeni otel yatırımlarının yanı sıra toplantı, kongre ve grup seyahatleri için de yeni pazarların oluşmasını sağlayabilir.
Büyümenin Önündeki Sorun İş Gücü
Hindistan’ın turizm ve konaklama sektöründeki hızlı büyümesi önemli bir iş gücü ihtiyacını da beraberinde getiriyor. CBRE, sektörde 2035’e kadar yaklaşık 11 milyon kişilik iş gücü açığı oluşabileceğini tahmin ediyor. Rapora göre çalışanların sektörde tutulması, mesleki eğitim ve uzmanlaşmış becerilerin geliştirilmesi, önümüzdeki dönemde büyümenin sürdürülebilirliği açısından kritik olacak.








