Bir kongrenin başarısı uzun yıllar boyunca ağırlıklı olarak kaç kişinin geldiği, kaç gece otelde kaldığı ve destinasyonda ne kadar harcama yaptığı üzerinden değerlendirildi. Bu göstergeler önemini korurken, küresel etkinlik sektörü artık toplantıların yarattığı etkinin yalnızca turizm gelirleriyle açıklanamayacağını daha güçlü biçimde gündeme getiriyor. World Travel & Tourism Council (WTTC) ile International Congress and Convention Association (ICCA) arasında imzalanan yeni iş birliği de bu değişimin son örneklerinden biri oldu. İki kuruluş, uluslararası toplantı ve iş etkinliklerinin destinasyonlara sağladığı katkının daha geniş bir çerçevede araştırılması, ölçülmesi ve karar vericilere aktarılması için ortak çalışma yürütecek.
Anlaşma, WTTC’nin 7-9 Ekim tarihlerinde Malta’nın Valletta kentinde düzenlenen 26. Küresel Zirvesi sırasında imzalandı. Araştırma, veri uyumu, sektör savunuculuğu ve ortak etkinlikleri kapsayan çalışma; iş etkinliklerinin turizm ekonomisinin ayrı bir parçası değil, seyahat ve destinasyon ekonomisinin doğrudan bileşenlerinden biri olarak değerlendirilmesini hedefliyor. Yeni yaklaşım yalnızca ziyaretçi harcamasına odaklanmıyor. Uluslararası toplantıların yatırım çekmesi, istihdam yaratması, sektörler arasında bağlantı kurması ve farklı ülkeler arasında bilgi aktarımını hızlandırması da ölçülmek istenen etkinin parçaları arasında bulunuyor. Sosyal ve çevresel sonuçların da araştırmalara dahil edilmesi planlanıyor.
Büyük bir uluslararası kongreyi çekmek için yapılan kamu yatırımlarının yalnızca dolan otel odalarıyla gerekçelendirilmesi yerine, etkinliğin şehirde hangi yeni ilişkileri, yatırımları ve uzun vadeli kazanımları yarattığının da gösterilmesi giderek daha önemli hale geliyor.

Ortak Bir Ölçüm Dili Aranıyor
WTTC ve ICCA arasındaki iş birliğinin önemli başlıklarından biri, sektörün kullandığı ölçüm yöntemlerini birbirine yaklaştırmak olacak. İki kuruluş mevcut araştırma yaklaşımlarını karşılaştırmayı, uygun alanlarda veri paylaşmayı ve iletişim çalışmalarında kullanılabilecek ortak referans göstergeleri geliştirmeyi değerlendirecek. Böylece aynı tür etkinliğin farklı ülkelerde tamamen farklı yöntemlerle ölçülmesinden kaynaklanan karşılaştırma sorunlarının azaltılması hedefleniyor.
Ortak araştırmalar kapsamında ekonomik, sosyal ve çevresel etkiyi inceleyen raporlar, vaka analizleri ve politika notları hazırlanabilecek. Kuruluşlar ayrıca aynı konularda birbirinden bağımsız çalışmalar üretmek yerine araştırma planlarını paylaşarak ortak çalışma alanlarını belirleyecek. Bu yaklaşım, sektör açısından yalnızca daha fazla veri üretmek anlamına gelmiyor. Asıl amaç, elde edilen verinin hükümetler, destinasyonlar ve yatırımcılar tarafından daha kolay karşılaştırılabilecek bir yapıya kavuşması.
Kongrenin Etkisi Etkinlik Bittiğinde Bitmiyor
Yeni ölçüm anlayışının merkezindeki konulardan biri “miras” ve uzun vadeli etki. Özellikle bilim, sağlık, teknoloji ve akademi alanlarındaki uluslararası kongreler yalnızca ziyaretçileri bir şehre getirmiyor. Uzmanlar arasında yeni araştırma ortaklıkları kurulabiliyor, yerel üniversiteler uluslararası ağlara bağlanabiliyor, şirketler yeni pazarlara ulaşabiliyor ve etkinlik sırasında başlayan ilişkiler yıllar sonra yatırımlara dönüşebiliyor.
Bir tıp kongresinin etkisi örneğin yalnızca doktorların otel harcamalarıyla sınırlı kalmayabiliyor. Paylaşılan yeni araştırmalar sağlık uygulamalarını değiştirebilir, yeni bilimsel iş birlikleri oluşturabilir veya yerel sağlık kuruluşlarının uluslararası bağlantılarını güçlendirebilir. Benzer şekilde teknoloji ve sanayi kongreleri de yatırım görüşmelerine, şirket ortaklıklarına veya yetenek hareketliliğine zemin hazırlayabiliyor.

ICCA Küresel Bir Etki Ölçüm Aracı da Geliştiriyor
WTTC ile yapılan anlaşma, ICCA’nın bu alandaki daha geniş çalışmalarının devam ettiği bir döneme denk geliyor. ICCA, uluslararası dernek kongrelerinin sosyal, bilimsel ve ekonomik etkisini ölçmek amacıyla ayrı bir Küresel Etki Ölçüm Aracı geliştiriyor. Projede Barcelona, Copenhagen, Flanders, Sydney ve Tokyo’daki kongre büroları da yer alıyor. Akademik araştırmalarla desteklenen sistemin, farklı destinasyonların kongrelerin yarattığı uzun vadeli değeri ortak göstergeler üzerinden değerlendirebilmesini sağlaması amaçlanıyor. Çalışmanın doğrulanmış küresel bir ölçüm aracına dönüşmesi için hedef tarih 2028’in ortası.
Bu sistem yalnızca kaç kişinin geldiğini veya ne kadar para harcadığını değil; bilgi paylaşımı, bilimsel ilerleme, sektör gelişimi ve toplumsal katkı gibi daha zor ölçülen sonuçları da değerlendirmeye çalışacak. WTTC ile kurulan yeni ortaklık ise bu yaklaşımın daha geniş seyahat ve turizm ekonomisiyle bağlantısını güçlendirebilir.
Vizelerden Ulaşıma Ortak Gündem
İki kuruluş arasındaki iş birliği yalnızca araştırmayla sınırlı kalmayacak. WTTC ve ICCA; vize süreçleri, uluslararası ulaşım bağlantıları, vergilendirme, sürdürülebilirlik ve iş gücü gibi hem turizmi hem de iş etkinliklerini doğrudan etkileyen konularda ortak çalışmalar yürütmeyi planlıyor. Gerekli durumlarda hükümetler ve uluslararası kuruluşlarla ortak iletişim kurulması, politika önerilerinin paylaşılması ve sektörün karşılaştığı sorunların birlikte gündeme taşınması da anlaşmanın kapsamına dahil edildi.
Bu alanların büyük bölümü destinasyonların kongre rekabetini doğrudan etkiliyor. Güçlü bir kongre merkezi veya geniş otel kapasitesi, vize süreçleri zor olduğunda ya da uluslararası uçuş bağlantıları yetersiz kaldığında tek başına yeterli olmayabiliyor. Dolayısıyla yeni iş birliği, etkinlik sektörünü turizm politikalarının daha merkezi bir parçası haline getirme potansiyeli taşıyor.








