Bir kongre veya kurumsal etkinlik için destinasyon arayışı uzun süre benzer bir sırayı izledi. Planlayıcılar şehirlerin resmi internet sitelerini inceliyor, destinasyon kuruluşlarıyla iletişime geçiyor, otel ve kongre merkezi kapasitesini araştırıyor, ardından uygun seçeneklerden bir kısa liste oluşturuyordu. Yapay zekâ bu sürecin başlangıç noktasını değiştirmeye başladı. Planlayıcılar artık bir şehrin otel kapasitesinden hava bağlantılarına, kongre merkezlerinden maliyetlere kadar birçok kriteri yapay zekâ araçlarına sorarak ilk elemesini gerçekleştirebiliyor. Böylece destinasyon kuruluşuyla henüz herhangi bir görüşme yapılmadan şehirler karşılaştırılabiliyor ve bazı seçenekler listeden çıkarılabiliyor.
Bu değişimin ölçeği sektör verilerine de yansıyor. Cvent’in dünya genelinde 1.650’den fazla etkinlik planlayıcısıyla gerçekleştirdiği 2026 araştırmasına göre katılımcıların yüzde 75’i mekan araştırma sürecinde yapay zekâ araçlarından yararlanıyor. Planlayıcıların yüzde 79’u ise bu alandaki yapay zekâ kullanımını artırmayı bekliyor. Teknoloji; mekan arama ve seçmenin yanı sıra tekliflerin karşılaştırılması, katılımcı verilerinin analiz edilmesi ve organizasyona uygun tesislerin belirlenmesi için kullanılıyor.
Destinations International’ın Eylül sonunda Cenevre’de düzenlenen Global Leaders Forum toplantısında da bu değişim destinasyonlar açısından ele alındı. Bir destinasyon, kendisinin değerlendirmeye alındığını hiç öğrenmeden yapay zekâ tarafından kısa listeye dahil edilebilir veya listeden çıkarılabilir. Bu durum toplantı destinasyonlarının dijital rekabetini de yeni bir aşamaya taşıyor.

Destinasyon Daha Teklif Almadan Elenebilir
Geleneksel modelde bir destinasyonun değerlendirilmekte olduğuna ilişkin çeşitli işaretler bulunuyordu. İnternet sitesi ziyareti, satış ekibine gönderilen bir soru veya resmi teklif talebi, potansiyel bir organizasyonun satış sürecine girdiğini gösteriyordu. Yapay zekâ destekli araştırmada ise bu temas gerçekleşmeyebilir. Örneğin 5 bin kişilik bir kongre için şehir arayan planlayıcı, yapay zekâdan uygun beş destinasyon önermesini isteyebilir. Sistem bir şehirde yeterli otel odası veya kongre kapasitesi bulunmadığını düşündüğü için o destinasyonu liste dışında bırakırsa planlayıcı başka seçeneklere geçebilir.
Bilginin yanlış veya güncelliğini yitirmiş olması halinde destinasyon potansiyel bir organizasyonu kaybederken, şehirdeki satış ekibi böyle bir fırsatın varlığından dahi haberdar olmayabilir. Bu nedenle destinasyonların takip etmesi gereken göstergeler de değişmeye başlıyor. İnternet sitesi trafiği, arama motoru sıralaması ve gelen teklif sayısının yanında, şehrin yapay zekâ tarafından nasıl tanımlandığı da yeni bir görünürlük alanına dönüşüyor.
Yapay Zekânın Gördüğü Şehir Farklı Olabilir
Destinations International toplantılarında gündeme gelen kavramlardan biri de bir destinasyonun yapay zekâ sistemlerindeki temsil biçimi oldu. Bir şehrin gerçek altyapısı, insanlar arasındaki itibarı ve yapay zekânın o şehir hakkında oluşturduğu anlatı her zaman aynı olmayabiliyor. Üstelik kullanılan dil veya sorunun nasıl sorulduğu dahi ortaya çıkan sonucu değiştirebiliyor.
Bu durum özellikle hızlı değişen destinasyonlar açısından önemli. Yeni oteller, büyütülen kongre merkezleri, açılan uçuş hatları veya yenilenen etkinlik alanları güncel kaynaklarda yeterince görünür değilse yapay zekâ eski bilgiler üzerinden değerlendirme yapabiliyor. Bir destinasyon böylece geçmişteki kapasitesi veya eski algısıyla temsil edilirken, bugün sunduğu toplantı altyapısı sonuçlara yansımayabiliyor.

Planlayıcıların Önünde Yeni Araçlar Var
Genel amaçlı yapay zekâ sistemlerinin yanında etkinlik sektörüne özel araçlar da destinasyon araştırma sürecine giriyor. PCMA, yapay zekâ destekli destinasyon ve mekan araştırma platformu Destinaitor’ı Spark ekosistemine entegre etti. Sistem, planlayıcıların destinasyonlar ve mekanlar hakkında doğrulanmış verilere daha hızlı ulaşmasını ve seçenekleri karşılaştırmasını hedefliyor.
Cvent de benzer biçimde yapay zekâ destekli mekan önerilerini kendi tedarikçi ağına dahil ediyor. Planlayıcılar ihtiyaçlarını doğal dille tarif ederek uygun tesislerden oluşan bir liste elde edebiliyor. Bu gelişmeler, yapay zekânın etkinlik planlamasında yalnızca metin yazan veya program oluşturan bir yardımcı olmaktan çıkıp doğrudan satın alma ve destinasyon seçimi sürecinin içine yerleştiğini gösteriyor.
Destinasyonlar İçin Yeni Görünürlük Yarışı
Yeni sistem, destinasyon kuruluşları açısından farklı bir dijital hazırlık gerektiriyor. Şehirlerin yalnızca etkileyici tanıtım içerikleri üretmesi değil, otel kapasitesi, etkinlik alanları, ulaşım seçenekleri ve diğer temel bilgileri açık, güncel ve kolay anlaşılabilir biçimde yayımlaması gerekiyor. Düzenli olarak güncellenen bilgiler, yapılandırılmış veriler ve farklı güvenilir kaynaklar arasındaki tutarlılık, yapay zekâ sistemlerinin destinasyonu doğru tanımlayabilmesi açısından daha önemli hale geliyor.








